Sonbaharda fotograf gezisi-1

Küçük bir sonbahar gezisi,

Sonbahar mevsimi her zaman biz fotograf severler için son derece  güzel ve fotograf anlamında doyurucu bir mevsim olmuştur.Bu mevsimde doğanın kendini yenileyebilmek için yapmış olduğu değişimi fotograflamak ,yaz aylarında karşılaştığımız sert ışıktan bir nebze olsun kurtulmuş olmak  biz fotograf çekenlere yeni bir hareketlilik katmaktadır.

Ben ve bir kaç arkadaşım bu mevsimin fotograf anlamında sunduğu güzellikleri çekmek için yollara düştük.Bulunduğum bölge itibariyle, Ekim sonu ve Kasım ayı doğanın sarı,kırmızı,yeşil tonlarını görmek adına en uygun aydır.Biz de bu geziyi kasım ayında düzenledik.

Güzergahımızı, Kovada  Gölü Milli Parkı,Eğirdir,son olarak da Barla-Boyalı olarak çizdik.Bir gün öncesinde kumanyalar hazırlandı.Fotograf ekipmanları ve şarj edilmiş piller ile yola koyulmaya hazırdık.

Size tavsiyem bu tip gezilerde eğer sabah gün doğumunda olmak istediğiniz mekana gidecekseniz, yol uzunluğunu,şartlarını ve yolda olabilecek aksilikleri mutlaka  önceden hesaplayın  ve ona göre yola çıkın.Gün doğumu çok kısa bir zaman dilimi olduğu için bütün çabanız boşa gitmesin.Hatta yolun uzunluğuna göre 30 dk-1 saat gibi bir süreyi esnek tutun.Gideceğiniz yere önceden varmak,sonradan varmaktan iyidir.:) Gitmek için seçtiğiniz arkadaşlarınızın birlikte uyum içinde hareket edebilmesi de önemli.:)

Bu arada gittiğimiz yerlerin gün doğumu gün batımı saatlerini ve yönlerini önceden öğrenebileceğiniz bir uygulamanızın olması önemli.Ben Appstore da bulunan  The Photographer’s Ephemeris(TPE) uygulamasını kullanıyorum.Google play de var mı bilemiyorum.Bu uygulamayı ayrıca bir yazımda ayrıntılı olarak bahsedeceğim.

Kovada Gölü Milli Parkı:

Akdeniz Bölgesi’nin Isparta ili sınırları içindedir. 1970 yılında ilan edilmiştir. Yüz ölçümü 6.551 hektardır. Eğirdir Gölü’nün güneye devamı olan Kovada Gölü, aradaki dar bölgenin alüvyonlarla dolması sonucu ayrı bir göl halini almıştır. Jeolojik olarak karstik tektonik bir polye olan göl, Eğirdir ve Beyşehir Göllerinde olduğu gibi turkuaz mavisi sularıyla bilinir. Kızılçam, endemik bir ağaç türü olan Kasnak meşesi (Quercus vulcanica) ve çınar, milli parkın başlıca ağaç türleridir. Otsu flora bakımından da zengin olan milli park, sazan, tatlı su levreği ve ıstakozu sucul fauna türleri ile tilki, sansar, yaban domuzu, tavşan, sincap, kirpi gibi memeli hayvan türlerine ve ötücü kuşlara sahiptir. Çevre halkının rekreasyon için yararlandığı milli park, peyzaj değerleri bakımından dikkat çekmektedir.

Alıntı:Milli Parklar sitesinden

Sabah  kahvaltısı ile zaman kaybetmek istemedik. Çünkü tüm fotograf ile ilgilenenler bilir ki gündoğumu ve gün batımı fotograf çekenler için önemli zamanlardır.Boşuna “altın saatler” denmemiş.:)Bu saatleri kaçırmak istemedik kumanyamızı yanımıza aldık.

Saat 4 gibi buluşup güneş doğumuna Kovada Gölü Milli Parkında olmak üzere Antalyadan yola çıktık.Yol eğirdir sapağından sonra biraz virajlı,biraz zaman kaybı yaratıyor.Saat 6 gibi Kovada Gölü Milli Parkına varmıştık.

Güneş doğumuna az kaldığı için hemen çekime yöneldik.Güneş belli belirsiz doğmak üzereydi.Kasım ayında, parkta bulunan büyük yapraklı ağaçların sararmış ve kızıllaşmış yaprakları, fotograf anlamında size çok güzel kareler sunmakta.Bu ağaçların hemen dibinden başlayan göl sayesinde  yansıması bol fotograflar çekeceksiniz. Kovada Gölü Milli Parkını her köşesini ayrıntılı anlatmak istemiyorum.Sizlerin keşfetmesi farklı kareler çekmesini temennisiyle…

Kovada Gölü Milli Parkında çekimlerden sonra kahvaltımızı yapıp kahveler içildikten sonra istikamet Eğirdir Gölüne döndü.Kovada Gölü Milli Parkıyla Eğirdir arası 30 km gibi yakın bir mesafe olduğu için öğle saatlerinde oraya ulaştık.

Eğirdir

Eğirdir de  fotograf anlamında bulabileceklerinize gelirse en başta göl var.Yarımadanın orada balıkçı ve balıkçı tekneleri var.İnsanlar parklarda vakit geçirirken size çekecek güzel kareler çıkacaktır.İnsanlar kendi halinde ve fotograf çekenlere o kadar alışmışlar ki yadırganmıyorsunuz.Bazen dikkatlerini bile çekmiyorsunuz.Tavsiyem bu yarım adayı yürüyerek baştan aşağı gezmeniz.Arasıra geçen teknelerdekiler sizleri selamlamayı da ihmal etmiyorlar.

Bu arada Eğirdir’in girişinde bulunan Hızırbey (Ulucami) Camisini de ziyaret edebilirsiniz.Caminim kolonları ağaç gövdelerinden yapılmıştır.Bu caminin avlusunda ufak  eski tip dükkanlarda bulunmakta.

Hızırbey Camisi (Ulucami ) (Eğirdir)

Isparta Eğirdir ilçesindeki Hızırbey Camisinin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber XI yüzyılda Selçuklular tarafından depo olarak yaptırıldığı, Hamidoğulları döneminde, XIV yüzyılda Hızır Bey’in camiye çevirdiği ileri sürülmüştür Cami 1814 yılında Eğirdir’de çıkan yangın sırasında yanmış, Eğirdir Mütesellimi ve Muhafızı Yılanlıoğlu Şen Ali Ağa tarafından halktan toplanan paralarla eski şekline uygun biçimde yeniden yapılmıştır Hacı Murat Ağa da 1883 yılında çatısını kiremit ile kaplatmıştır

Ulu Cami olarak da bilinen bu yapının duvarları kâgir, üstü de toprak dam ile örtülüdür Kış aylarında toprak dam üzerinde biriken karların dışarıya atılabilmesi için üst örtünün bir bölümü açık bırakılmıştır

Cami dikdörtgen planlıdır Doğu duvarı surlara bitişiktir Giriş kapısı Selçuklu geleneğini sürdüren Hamidoğulları mimarisinin tipik bir örneği olup taş içliğinin güzel örneklerinden birisini sergilemektedir Kapıyı çepeçevre kuşatan kabartma silmeler çeşitli taş bezemelerle süslenmiştir

Caminin tek şerefeli minaresi orijinal olup, Dündar Bey Medresesi ile Hızırbey Camisi’nin ortak duvarını oluşturan kale suru üzerinde yapılmıştır.,

Alıntı:Wikimapia

Barla -Boyalı

Eğirdir  çekimlerimizi bitirip yemeğimizi yedikten sonra ve gün kısa olduğu için istikametimizi Barla-Boyalıya çevirdik.30-45 dk yolculuktan sonra saat 3 gibi vardık.Güneş saat 5 gibi batacağı için çok fazla zaman kaybetmeden Boyalıda çekimlerimiz yaptık.Buraya 4-5 sene önce geldiğimde, daha güzel bir doğası vardı.Bu anlamda biraz moralim bozulsa da suyun çekilmemiş olduğunu görmek beni biraz olsun teselli etti. Daha önce geldiğimde Ada’nın bulunduğu ağaçların kenarında daha az toprak vardı.Yansımayı daha iyi alabiliyordunuz.Bu gelişimde sazlıkların arttığını gördüm.Bu da suyun az da olsa yüzölçümü azalmış.Boyalıyı mutlaka yol kenarından,yani tepeden fotograflayın.Daha sonra aşağıya inerek yakın plan çekimler yapabilirsiniz.Aşağıda balıkçı tekneleri mevcut.Ayrıca gölün etrafında uçuşan kuşlara da rastlayabilirsiniz.Buna rağmen güzel kareler yakaladığımızı düşünüyorum.Güneşi burada batırdık.Biraz yorgunda olsa keyifli bir gezi yapmış olmak moralimizi yükseltti.

Gerekli gördüğüm  ve kullandığım Fotograf Ekipmanları

Fotograf makinası:)

Lensler–

Geniş açı lens(Ben de 15-35mm f4 vardı)(24-70mm de iş görecektir.Tercih meselesi)

Telefoto zoom lens(Ben de 70-200 mm f2.8 vardı.)

10 stop Nd filtre ve tripod(Uzun pozlama için)

Dolu yedek pil..

Listeyi uzatmak mümkün ancak bunlar bana fazlasıyla yetti.

Fotograf çekme hevesiyle,sağlıcakla kalın.

Gezi esnasında çekmiş olduğum fotografları sayfanın sonunda bulabilirsiniz.

Gezide bana eşlik eden arkadaşlarıma ve dostlarıma ayrıca teşekkür ederim.

Yazımla ilgili yorumlarınızı ve her türlü eleştirilerinizi saygı çerçevesi içinde aşağıdaki yorum kısmında yapabilirsiniz.Elimden geldiğince ve dilim döndüğünce cevaplamaya çalışacağım.Eksik  ve hatalı bulduğunuz bir bölüm varsa düzeltilecektir.

Yazımı okuduğunuz için teşekkürler!

Siteyi aşağıdaki butona basarak Twitter ‘dan takip edebilirsiniz.

[twitter-follow username=”cektimgitti1″ scheme=”dark”]

 

Siteyi burayı tıkladıktan sonra facebook sayfasını beğenerek takip edebilirsiniz.

 

Bu yazıyı aşağıda sosyal paylaşım linklerinden paylaşabilirsiniz..Daha çok insanın faydalanmasını sağlayabilirsiniz..

2 thoughts on “Sonbaharda fotograf gezisi-1

  1. Arkadaşım öncelikle web sayfan hayırlı olsun.
    Gezi notların ve fotoğrafların çok güzel ve açıklayıcı olmuş.Tebrik eder ve devamını dilerim..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir